
21. yüzyılda hâlâ milyarlarca insanın temiz suya erişememesi bir trajedi değil de nedir?
Gıda olmadan birkaç hafta, su olmadan yalnızca birkaç gün yaşayabiliriz. Peki o halde neden hâlâ su kaynaklarını hoyratça tüketiyoruz?
İklim değişikliği, kuraklık, kirlilik, betonlaşma ve bilinçsiz tarım…
Hepsi yeryüzünün damarlarını tıkıyor. Nehirler kuruyor, göller çekiliyor, yeraltı suları tükeniyor. Ve biz hâlâ bir damlanın değerini anlayamıyoruz. Gelecekte savaşlar petrol için değil, su için çıkacak deniyor. Aslında bu gelecek değil; bazı bölgelerde çoktan yaşanıyor. Su krizleri, göçlere, çatışmalara, ölümlere neden oluyor.
Temiz suya ulaşamamak, sadece bir çevre sorunu değil, doğrudan bir yaşam hakkı ihlalidir. Eğer bu gidiş durmazsa, insanlığın sonunu medeniyetsizlik değil, susuzluk getirebilir.
Su, yaşamdır. Ve biz, yaşamı kendi ellerimizle yok etme yolundayız.

Serkan Candaş Yazdı: Stratejik Körlük; İran’ı “Arap Baharı” Penceresinden Görmek

8 Mart’ta Rakamlar Konuşuyor: Eşitlik Talebi Sürerken Gerçekler Değişiyor mu?

Dilek Bozkurt Yazdı: Sırtından Bıçaklanan Gelecek

Dilek Bozkurt Yazdı: Birileri Zenginleşirken Kimler Eksiliyor?

Dilek Bozkurt Yazdı: Gölgedeki Sinsi Hırs

Serkan Candaş Yazdı: Birkaç Yorum Birçok Kirli Zihniyet!
