Cumhuriyet Halk Partisi’nde uzun süredir alttan alta kaynayan iç gerilim, Bursa’da artık gizlenemez bir patlama noktasına ulaştı. Geçmiş dönem CHP Yıldırım Belediye Meclis Üyesi Recep Bayram ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey arasında yaşanan ve kameralar önünde gerçekleşen fiziki temas içeren olay, buzdağının yalnızca görünen yüzü oldu.
Bu yaşananlar ne ani bir öfke patlamasıdır ne de kişisel bir husumetin sonucudur. Aksine, CHP’nin yıllardır kendi içinden yetişen kadroları sistematik biçimde dışlamasının, emeği yok saymasının ve örgüt iradesini hiçe saymasının kaçınılmaz bir sonucudur.
Recep Bayram’ın yükselen sesi bir “saldırı” değil; CHP içinde kökleşmiş liyakatsizlik düzenine, vefasızlığa ve siyasal körlüğe karşı açık bir isyandır.

DÜN BOZBEY’İ YALNIZLAŞTIRANLAR, BUGÜN BAYRAM’I HEDEFTE
Bayram’ın kamuoyuna açık şekilde dile getirdiği iddialar, CHP’nin hafızasında rahatsız edici bir gerçeği yeniden gün yüzüne çıkarıyor. 2019 yerel seçim sürecinde Mustafa Bozbey, dönemin CHP Bursa İl Başkanı Hüseyin Akkuş ve ekibi tarafından siyaseten kuşatılmış, etkisizleştirilmiş ve adeta yalnızlığa terk edilmiştir.
Akkuş’un Bozbey için sarf ettiği, “Mahalle muhtarlığına bile aday yapmam” sözleri hâlâ kulaklarda yankılanırken, o günlerde Bozbey’in yanında dimdik duran isimlerden biri Recep Bayram’dı. Parti içi hesaplarla kenara çekilmeyen, susmayan, bedel ödemeyi göze alan Bayram…
İddialara göre Bozbey’in meşhur “buluşma ofisinde” Bayram’a, Hüseyin Akkuş ve ekibinin tasfiyesi yönünde açık teklif sunulmuş; bu görüşmenin tanıkları arasında bugün hâlâ aktif görevde olan bir belediye başkanı da yer almıştır. Bayram’ın bu teklife verdiği yanıt ise CHP tarihine geçecek niteliktedir:
“Siz 20 yılını Nilüfer’e vermiş bir isimsiniz. Gülümseyen Nilüfer’i Bursa’ya yaymak hepimizin boynunun borcu. Yıldırım’da, çevre ilçelerde yapılacak her davette yanınızdayım. Gerekirse ailece bu süreci biz üstleniriz.”
Bu sözler, siyasette ender rastlanan bir onur manifestosudur.
GERÇEKLERİN ÜZERİ İFTİRAYLA ÖRTÜLEMEZ
Recep Bayram hakkında son dönemde dolaşıma sokulan “belediyede çalıştı”, “sabıkalı” gibi iddialar ise açık ve net bir şekilde iftira olarak tanımlanıyor. Bayram bu konuda geri adım atmıyor:
“Hayatım boyunca hiçbir belediyede işçi olarak çalışmadım. Hakkımda söylenenlerin tamamı uydurmadır.”
Listelerde adı yer almamasına rağmen, Mustafa Bozbey’in seçim kampanyasına en ciddi maddi katkıyı sunan isimlerden biri olduğu da artık yüksek sesle dile getiriliyor. Buna rağmen bugün Bayram’ın dışlanması, CHP’de emeğin değil sadakatin ödüllendirildiği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.

CHP’Lİ BELEDİYEYE ULAŞAMAYAN HALK, AKP’YE MECBUR KALIYOR
Bayram’ın en sert çıkışı ise doğrudan sahadan geliyor. Mahalle halkının altyapı, çevre ve sosyal ihtiyaç taleplerinin CHP’li Büyükşehir Belediyesi’ne defalarca iletildiğini ancak çoğu zaman yanıtsız bırakıldığını söylüyor. Sonuç mu?
Vatandaş, çareyi AKP’li belediyelerde arıyor.
Bu tablo, CHP’nin kendi tabanına sırt dönmesinin, örgütle halk arasındaki bağın kopmasının en çıplak göstergesidir.
BU BİR İSYAN DEĞİL, HAK ARAYIŞIDIR
Recep Bayram’ın çıkışı bir makam kavgası değildir. Bu çıkış;
– Yok sayılan emeğin,
– Görmezden gelinen örgüt iradesinin,
– Susturulmak istenen mahalle sesinin haykırışıdır.
CHP, kendi iç hesaplaşmalarını tasfiye ve dışlama yoluyla sürdürdükçe yalnızca rakiplerini değil, kendi evlatlarını da kaybetmeye devam edecektir.
Ve tarih şunu defalarca göstermiştir:
Seçmen, hatayı affeder; ihaneti asla.
Recep Bayram susturulamaz.
Çünkü bu mücadele kişisel değil; halk içindir, örgüt içindir, onur içindir.
Oyuncu Can Yaman ve Selen Görgüzel gözaltına alındı
34 ilde FETÖ operasyonu: 77 şüpheli yakalandı
ADD Sultangazi’nin İş Birliği Önergesi Belediye Meclisi’nde Başkanlığa Havale Edildi
İzmir dahil 21 ilde organize suç örgütüne operasyon!
İYİ Parti’nin Yeni Filminde Kilit Soru: “Ya Eşitlik Olsaydı?”
Gelecek Partisi’nden istifa etmişti: AK Parti’ye katılacak