
Manav tezgâhının önünde duruyorum. Elmalar parlak, kayısılar buram buram yaz kokuyor. Ama fiyat etiketine baktığımda içim acıyor. 1 kilo meyve, bazı çocuklar için artık bir hayal. Çünkü enflasyon, sofralardan önce çocukların hakkını aldı.
Bir meyve tabağının lüks sayıldığı bir ülkede, refahtan söz edebilir miyiz?
Bazı çocuklar her gün dondurma yerken, bazıları karpuzu televizyon ekranından tanıyor. Bu adaletsizlik değil de nedir?
Sadece Türkiye’de değil, dünyada da tablo farklı değil. Bir yerde marketler taşarken, başka bir yerde insanlar çöpten ekmek arıyor. Dünya, kaynak bakımından fakir değil; adalet bakımından çökmüş durumda.
Dünyayı yöneten sistem, insanı değil kârı merkeze koyduğunda, bu eşitsizlik kaçınılmaz oluyor. Açlık, bolluk içinde yaşanıyor artık. Yani problem, yetersizlik değil; paylaşamamak.
Bir çocuk meyve yiyemiyorsa, bu sadece ailesinin değil, toplumun, devletin ve küresel düzenin ayıbıdır.
Bu düzene sessiz kalırsak, yarının çocukları sadece meyveden değil, adaletten de mahrum büyür.

Serkan Candaş Yazdı… Basın PR Nedir?

Aysun Uysal Yazdı… Kalabalığın İçinde Yapayalnız

Aysun Uysal Yazdı… Atmayalım Dönüştürelim

Aysun Uysal Yazdı… Temiz Suya Ulaşamamak, İnsanlığın Sonu mu?

Aysun Uysal Yazdı… Susuzluğu Durdurmak İstiyorsak Fidan Dikelim

Serkan Candaş Yazdı… Bir Basın Danışmanı Nasıl Olmalı? Görevleri ve Sorumlulukları Nelerdir?