Serkan Candaş Yazdı: Haber Değeri Nedir, Ne Değildir? Sadece Ünlüler mi Haberdir?

Gazeteciliğin en çok istismar edilen, en çok da yanlış anlaşılan kavramlarından biri “haber değeri”dir.
Serkan Candaş Yazdı: Haber Değeri Nedir, Ne Değildir? Sadece Ünlüler mi Haberdir?
Yayın: 18 Ocak 2026 Köşe Yazarları Google News

Gazeteciliğin en çok istismar edilen, en çok da yanlış anlaşılan kavramlarından biri “haber değeri”dir. Bugün birçok mecrada “Bu haber mi?” sorusu soruluyor ama ne yazık ki soruyu soranların önemli bir kısmı cevabını bilmiyor. Daha kötüsü, bilmek de istemiyor. Çünkü kolay olan, popüler olan ve tık getiren şey; çoğu zaman doğru olanın, gerekli olanın ve kamusal olanın önüne geçmiş durumda.

Öyleyse en baştan başlayalım: Haber değeri nedir?

Haber değeri; bir olayın, bilginin ya da gelişmenin toplumu ilgilendirmesikamu yararı taşımasıolağan akışın dışına çıkması ve bilinmesinin gerekli olması hâlidir. Yani haber, bir kişinin ünlü-ünsüz olmasıyla değil; bir bilginin toplum hayatına etkisiyle anlam kazanır.

Burada altını kalın çizgilerle çizmek gerekir; Ünlülük, tek başına haber değeri değildir. Yani; “Ünlüyse haber değeri vardır” demek yanlış!

Bugün maalesef haber merkezlerinde şu sorunun sorulduğuna sıkça tanık oluyoruz;
“Bu isim ünlü mü?”
Oysa doğru soru şudur;
“Bu bilgi toplum için neden önemli?”

Bir belediyede usulsüzlük varsa ve bunu yapan kişi tanınmıyorsa, bu haber değildir mi?
Bir mahallede çocuklar açsa ama kameraya çıkacak bir ünlü yoksa, bu mesele önemsiz midir?
Bir işçi iş kazasında hayatını kaybetmişse ama adı trend olmuyorsa, bu acı haber sayılmaz mı?

İşte gazetecilik tam da bu noktada sınanır.

Haber değeri; güçleiktidarlaparaylaünle doğru orantılı olmak zorunda değildir. Aksine, gerçek gazetecilik çoğu zaman görünmeyeni görünür kılmakla, sesi çıkmayanın sesini duyurmakla başlar. Eğer sadece tanınanların yaşadıkları haber oluyorsa, orada gazetecilik değil; vitrin süsleme faaliyeti vardır.

Elbette bir ünlünün yaptığı açıklama, karıştığı bir olay ya da toplumu ilgilendiren bir davranışı haber olur. Ancak bu, kişinin ünlü olmasından değil; eyleminin toplumsal karşılık üretmesinden kaynaklanır. Ünlü olduğu için her söylenenin, her yapılanın haberleştirilmesi ise haber kavramını değersizleştirir.

Haber;
Yeni olmalıdır,
Doğru olmalıdır,
Doğrulanmış olmalıdır,
Kamu yararı taşımalıdır,
Bir sonuç doğurmalı ya da bir soruyu gündeme getirmelidir.

Bunların hiçbiri yoksa, elinizdeki şey haber değildir; içeriktir, dedikodudur, tanıtımdır ya da algı çalışmasıdır.

Bir diğer önemli yanılgı da şudur: “Okunuyorsa haberdir.”

Hayır… Okunması, tıklanması ya da paylaşılması bir içeriği haber yapmaz. Aksi hâlde en çok izlenen reality şovlar, en çok konuşulan dedikodular ve en sansasyonel yalanlar gazeteciliğin zirvesi sayılırdı. Oysa gazetecilik; beğeniye göre değil, ilkeye göre yapılır.

Bugün birçok genç meslektaş, “Haber değeri yok” gerekçesiyle önemli dosyaların rafa kaldırıldığını görüyor. Oysa çoğu zaman kastedilen şudur;
“Bu haber bizi yorar.”
“Bu haber güç odaklarını rahatsız eder.”
“Bu haber kolay tüketilmez.”

İşte bu noktada şunu söylemek gerekir; Zor olan, haberin düşmanı değil; gazeteciliğin ta kendisidir.

Haber değeri; halkın bilme hakkıyla doğrudan bağlantılıdır. Eğer bir bilgi, yurttaşın hayatını etkiliyorsa, vergisini, sağlığını, güvenliğini, özgürlüğünü ilgilendiriyorsa; o bilgi haber değeri taşır. Nokta.

Son olarak şunu net biçimde ifade edelim; Gazetecilik, kamu adına sormak, takip etmek ve hatırlatmaktır.

Ve gerçek haber değeri; en çok da unutulmak istenende, gizlenende ve konuşulmayan yerdedir.

Bugün hâlâ “Bu haber mi?” diye soruyorsak, asıl sormamız gereken şudur;
“Biz ne zaman habercilikten bu kadar uzaklaştık?”

Son Güncelleme: 18 Ocak 2026