Sevgi… Belki de insanoğlunun en derin, en güçlü ama en çok yanlış anlaşılan duygusudur. Herkesin dilinde, şarkılarda, kitaplarda, filmlerde… Ama hayatın içinde bazen bir o kadar eksik. Çünkü sevgiyi sadece sözden ibaret sanıyoruz, oysa sevgi eylemdir. İlgiyle, sabırla, anlayışla, sadakatle yaşanır.
Sevgi, bir annenin gece uykusuz kalmasına rağmen bebeğini gülümseyerek kucağına almasıdır. Bir babanın sessizce evin ihtiyaçlarını düşünüp kendi isteklerinden vazgeçmesidir. Bazen bir arkadaşın sessizliğini bile anlayan gözüdür, bazen yaşlı bir komşunun kapısını çalan bir gençtir. Sevgi, karşılık beklemeden yapılan her şeyde saklıdır.
Günümüzde sevgiye en çok ihtiyaç duyduğumuz çağdayız. Herkes bir şeyler arıyor; değer görmek, anlaşılmak, sevilmek… Ama kimse önce ben nasıl sevebilirim diye sormuyor. Oysa gerçek sevgi, önce vermeyi bilir. Bir çiçeğe su verir gibi, onu boğmadan, susuz da bırakmadan…
Sevgi, insanı iyileştirir. Kalpleri yumuşatır. Toplumları bir arada tutar. Sevgi varsa umut vardır. Belki de dünyanın en çok eksikliği budur bugün ,çıkar için değil, gerçekten sevmenin, kalpten sevmenin unutulmuş olmasıdır.
Unutmayalım, sevgi lüks değil, bir ihtiyaçtır. Ve en güzel tarafı da sevgi, paylaştıkça çoğalır.