
Tire’de son dönemde belediye kadrolarına yönelik işe alımlar kamuoyunda ciddi bir tartışma başlattı. CHP’li ilçe yönetimi ve belediye meclis üyelerine yöneltilen sorular ise net; Siyaset kimin için yapılıyor?
Eleştirilerin odağında, belediyede görev alan bazı isimlerin parti içi pozisyonları veya kişisel yakınlık ilişkileri bulunuyor. CHP Kadın Kolları Başkanı’nın, Gençlik Kolları Başkanı ve eşinin, bir genç meclis üyesinin eşinin, geçmişte ilçe başkanlığı için adı geçen emlakçı bir ismin eşinin, başkan yardımcısının çocukluk arkadaşının kardeşinin, eski ilçe başkanının kızının ve eski meclis üyelesinin belediye kadrolarına alındığı belirtiliyor.
Listeyi uzatmanın mümkün olduğu ifade edilirken, asıl sorunun isimlerden ziyade süreç olduğu vurgulanıyor.
Kamuoyunun cevabını merak ettiği temel sorular şunlar:
- Bu işe alımlar açık, şeffaf ve rekabete dayalı bir ilan süreciyle mi yapıldı?
- Liyakat esaslı kriterler kamuoyuna duyuruldu mu?
- Başvuru ve değerlendirme mekanizması nasıl işletildi?
- Aynı pozisyonlar için başka adaylara fırsat tanındı mı?
Ekonomik daralmanın hissedildiği bir dönemde, belediye bütçesinden yapılan her ödemenin doğrudan vatandaşın vergisiyle karşılandığı hatırlatılıyor. Tire’de iş bulamayan, yıllarca eğitim almış ancak “referansı” olmayan gençlerin varlığı, bu tartışmayı daha da hassas bir zemine taşıyor.
“Sosyal Demokrat Kimlik” Sorgulanıyor
CHP’nin savunduğu “hak, hukuk, adalet, liyakat” söyleminin uygulamayla örtüşüp örtüşmediği sorusu da gündemde. Eleştiriler, sosyal demokrat bir partinin kamusal kaynak dağılımında fırsat eşitliği ve objektif kriterleri öncelemesi gerektiğini savunuyor.
Aksi bir tablo oluştuğu algısı, söylem ile pratik arasındaki mesafeyi büyütüyor. Bu durum ise sadece muhalif seçmende değil, partiye oy veren kesimlerde de rahatsızlık yarattığı iddialarını beraberinde getiriyor.
Sahadaki Huzursuzluk
İlçede muhtarlar, belediye personeli, gençler ve farklı sosyal kesimler arasında memnuniyetsizlik olduğu öne sürülüyor. İddialara göre bazı belediye çalışanlarının aktif görev verilmeden zaman geçirdiği, buna rağmen düzenli maaş aldığı konuşuluyor.
İlke mi, İktidar Konforu mu?
Siyasetin; eş, dost, akraba üzerinden güç tahkim etme alanı olmadığı, özellikle sosyal demokrat iddiası taşıyan yapılarda bunun daha da kritik olduğu vurgulanıyor. Dün eleştirilen uygulamaların bugün savunulması, güven erozyonunu hızlandıran bir faktör olarak görülüyor.
Yerel siyasette güven kaybı başladığında bunun sandığa yansıması kaçınılmaz oluyor. Çünkü seçmen hafızası zannedildiği kadar kısa değil; özellikle ekonomik sıkışıklık dönemlerinde adalet algısı daha da hassaslaşıyor.
Soru basit ama kritik; Siyaset, bireysel ve çevresel çıkarların korunması için mi yapılıyor, yoksa Tire halkının hakkını, hukukunu ve geleceğini korumak için mi?

Efes Selçuk Belediye Başkanı Sengel, İzmir Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti

İzmir’de kooperatiflerle planlı tarım hamlesi

16 yaşındaki çocuk abisini öldürdü!

İzmir’de şehitlerin isimleri üstgeçitlerde yaşayacak

Emniyet’ten milyonlarca araç sahibine ‘uyarı’

Erdoğan: Gençler geleceğe dair umutlarımı yeşertiyor
